Çocukluğumun Film İzleme Hikâyeleri: Evde Tek Başına 1

6272

Evde Tek Başına (Home Alone), 1990 yapımı bir komedi filmi. John Hughes’un yapımcılığını ve senaristliğini üstlendiği filmin başrollerinde Macaulay Culkin, Joe Pesci ve Daniel Stern oynuyordu. Bütün ailesi Noel tatiline çıkan Kevin’in evde unutulmuş olmasıyla başlayan filmde, hırsızlarla tek başına mücadele etmek zorunda kalan küçük bir çocuğun yaşadıkları anlatılıyordu. Ailesini pek sevmeyen Kevin (Macaulay Culkin) aldığı ceza üzerine geceyi evlerinin çatı katında geçirir ve ertesi gün yatağında uyandığında ailesinin evde olmadığını, tatile giderken onu unuttuklarını fark eder. Başta panikleyen Kevin bunun fırsat olduğunu çok geçmeden anlar ve yalnızlığın keyfini çıkarır. Fakat bu arada eve gözlerini dikmiş olan 2 hırsızı evden uzaklaştırmak artık Kevin’a düşmüştür.  Filmde 11 yaşında ödül için aday gösterilen en genç oyuncu olan Macaulay Culkin, En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü’ne aday gösterilmişti.

İki hırsıza karşı koskoca evi canla başla savunan Kevin dönemin çocuklarına ilham kaynağı olmuştu. Her çocuk ister istemez “bu çocuk üç katlı triplex evi tek başına savunuyor da ben bizim gecekonduyu niye savunamayayım” diye düşünmüştür. Devam filmleri de çekilen Evde Tek Başına serisinin en hüzünlü tarafıysa başrol oyuncusu imrenilen karakterin, gerçek hayatta uyuşturucu müptelası haline gelip ezberleri bozmuş olmasıdır.

4144

Bu filmi izleme hikâyem gerçekten trajiktir. Ağabeylerimden biri beni “gezmeye” götürmüştü. Tas tamına yedi yaşındayım ve yıl 1990’dı. İlk defa sinema salonuna gitmişim keyfim gıcır. Film başlayana kadar merakla bekliyorum neyle karşılaşacağımı. Film başladı, lakin bir sorun var: Film altyazılı. Bir çocuk filmini ne demeye altyazılı yayınlarlar hâlâ çözemedim ama ben sesimi kesip oturacak cinsten bir çocuk değildim. Beni sinema perdeleriyle böylesi erken bir yaşta tanıştıran duyarlı ağabeyim filmin altyazılı olacağını düşünememiş tabi. Birkaç dakika ses etmedim, sabırla bekledim. Sonra dayanamadım ağabeyime dönüp usulca:  “ne diyor” demiş bulundum.  Ağabeyim de açıkladı. Sahneyi de hatırlıyorum; çocuğun ilk defa evde yalnız kaldığını anladığı sahneydi. Sonra ben bütün film boyunca; “şimdi ne dedi?” “şimdi ne dedi?” diye diye filmi sürdürdük.  Bir ara sorduğumda ağabeyimin “bilmiyorum, yazmadılar.” dediğini hatırlıyorum. Sonradan düşününce çok yormuş olmalıyım ağabeyimi. Onun için yorucu, benim için benzersiz bir sinema deneyimi olmuştu. Belirtmeden edemeyeceğim: Sinema da Emek’ti. Tıpkı ağabeyimin özverisi gibi. Çocukluğumu yıkanlar bu hesap kapanmaz bilesiniz.

Rıza Oylum

1984 İstanbul doğumlu. İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans, Trakya Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, RadikalGenç, Birgün, Cumhuriyet Kitap, Film Arası, Kitapçı, Sendika.org, ve Edebiyathaber.net gibi farklı mecralarda sinema ve edebiyat merkezli metinler yayımladı. Uzakdoğu Sineması, Rus Sineması, Alman Sineması, Ortadoğu Sineması, Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri, Doksanlar, Dünya Yazarlarından Yazarlık Dersleri ve İran Sineması kitaplarını yazdı. Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri, küratör ve yayın editörü görevlerinde bulundu. Türkiye’de ve yurtdışında ülke sinemaları üstüne konferanslar verip workshoplar yaptı. Halihâzırda bir vakıf üniversitesinde sinema tarihi dersleri veriyor. Seyyah Kitap’ın genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Film İzleme Hikayelerim

Üst Kattakı Dansçı

Sanırım en ilginç film izleme hikayem bu film. O yıllar evimizde Cumhuriyet okumayı bırakıp Radikal’e geçtimiz yıllardı. Bu dönüşüm kolay olmamıştı kuşkusuz. Radikal’in televizyon sayfasında o zamanlar iyi filmler hakkında derli toplu yorumlar yapılırdı. O yorumlardan birinde akşam CNBC-E’de yayımlanacak bir filmle ilgiliydi. Yorumda film tanıtılırken, asılmış köpeklerden, adı bilinmeyen bir Latin Amerika ülkesinde geçtiğinden […]

Devamını Oku