Kore Uyarlamalarına Yeni Halka: Kim Bu Aile?

kore filmi,güney kore sineması,uyarlama,7.koğuştaki mucize,Miracle in Cell No.7,Cengiz Bozkurt,mizah,

Kore filmi “Extreme Job”, “Kim Bu Aile? ” filmine dönüşürken senaryoda önemli değişiklikler, daha doğru bir ifadeyle önemli budamalar yapılmış. Orijinale göre senaryonun oldukça zayıf kaldığını söyleyebiliriz. Orijinal senaryodaki olay zenginliği yerli örneğinde yok.

16 Ekim Pazar 2022   Saat: 00:00

Geçen hafta vizyona giren Kore’nin son yıllardaki kült filmi “Extreme Job” filminden uyarlanan “Kim Bu Aile?”, en çok izlenen filmler listesine iki numaradan giriş yaptı. Ancak Güney Koreli yapım şirketi tarafından çektirilen filmin 53 binlik bilet satış rakamının, Koreli yapımcılar için yeterli bulunacağını sanmıyorum. Daha önce yapılan Kore uyarlaması “7. Koğuştaki Mucize” filminin ilk haftada 615 binin üzerinde gişe yaptığı düşünülürse Koreli yapım şirketinin beklentisinin daha yüksek olduğunu tahmin etmek zor değil.

YÜKSELİŞE GEÇEN GÜNEY KORE SİNEMASI

2000 sonrasında farklı ülkelerden filmler artık çok daha fazla görünür olmaya başladılar. Hollywood sinemasının dünya sinema endüstrisinin lokomotifi haline gelmesi özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında olmuştu. ABD’nin hakimiyetini kurumsallaştırması, Avrupa ülkelerinin zayıflaması ve ulaşım olanaklarının artmasıyla birlikte Hollywood sinema endüstrisi, artık sadece ABD için değil dünyanın neredeyse bütün sinema salonları için üretim yapar hale gelmişti. Özellikle 1980’li yıllardaki ticari sinemanın büyük bütçeli yapımları hem ekonomik kazanç hem de kültür emperyalizminin önemli bir unsurunun Hollywood filmleriyle oluşmasını sağlıyordu. Ancak bu 50 yıllık avans, özellikle 2000 sonrasında zayıflamaya başladı.

1990 sonrasında Güney Kore’de güçlenen teknoloji ve sanayi şirketleri sinemaya yatırım yapma kararı aldı. İlk meyveler 2000’in başında gelmeye başlamıştı. Chan-Wook Park’ın Güney Kore sinemasını tüm dünyaya duyurduğu filmi “Oldboy”, büyük bir çıkış yakalayarak dünyanın her yerinde kendisinden söz ettirmişti. Ticari sinemayla estetik sinemayı buluşturan Güney Kore sineması, bu dönemde Kim ki Duk, Chan-Wook Park ve Bong Joon-ho’nun öncülüğünde önemli başarılar kazandı. Bu etki bütün sektöre yayılarak Güney Kore sinema sektörü ülke içinde ve dışında gelirlerini oldukça arttırıp dünya çapında popülerleşen bir sinema sektörüne dönüştü.

TÜRKİYE’DE GÜNEY KORE UYARLAMALARI

Hollywood sineması Türkiye’deki sinema salonlarını özellikle seksenlerin ikinci yarısında adeta işgal edip 1990’larda mutlak iktidarını kurduğunda ulusal sinemamız beyaz bayrağı çekmişti. 1996’de “Eşkıya” filmiyle yeniden ayağa kalkan ulusal sinema 2000 sonrasında vizyonda Hollywood filmlerinin gişe tahakkümüne kafa tutmaya başlamıştı. Bu yeni dönemde artık farklı ülke sinemalarından da uyarlamalar, adaptasyonlar ortaya çıkmaya başladı. Eskiden Amerikan ve Avrupa sinemasından yapılan uyarlamalar bu dönemde yön değiştirmeye başladı. Artık sinema perdelerinde Kore merkezli projelerin yerli versiyonlarını görmeye başladık. 2004 yapımı ‎John H. Lee’nin yönettiği “A Moment to Remember”, Özcan Deniz’in yönettiği 2012 yapımı “Evim Sensin” olarak karşımıza çıktı. 2006 yapımı Kim Tae-kyun’un yönettiği “A Millionaire’s First Love” filmi 2015 yapımı Abdullah Oğuz’un yönettiği “Senden Bana Kalan” filmine dönüştü.

2011 yapımı Song Il-gon’un yönettiği “Only You” filmi de 2014’te Hakan Yonat yönetmenliğinde “Sadece Sen” ismiyle karşımıza çıkmıştı. 2013 yapımı Lee Hwan-kyung’un yönettiği “Miracle in Cell No.7” filmi de Mehmet Ada Öztekin’in yönettiği 2019 yapımı gişe rekortmeni “7. Koğuştaki Mucize” olarak yerelleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmıştı.

Extreme Job filminden bir kare

‘EXTREME JOB’TAN ‘KİM BU AİLE’YE

2019 yapımı “Extreme Job” filminde narkotik şubede görev yapan beş dedektif, bir uyuşturucu çetesinin liderini yakalamak için başarısız bir operasyondan sonra son bir şans olarak bir tavuk restoranında kamufle olarak birlikte çalışmaya başlarlar. Ancak yeni görevlerine kendilerini çok kaptırıp hazırladıkları tavuk tarifi çok beğenilince tavuk restoranı ülkenin en popüler restoranına dönüşüp önünde kuyruklar oluşmaya başlar. Bu beş polis hem tavuk restoranının popülerliğiyle hem de uyuşturucu kaçakçısıyla mücadele etmek zorundadır. “Extreme Job”, güçlü ve yenilikçi mizahıyla, Kore filmlerine özgü hızlı kurgusu ve oldukça gerçekçi, koreografik aksiyon sahneleriyle büyük etki yapmış 4 günde 2 milyon izlenme oranına ulaşmıştı. Toplamda 14 milyon 500 binin üzerinden bir izlenmeyle Kore sinema tarihinin en çok izlenen 2. filmi olmuştu. “Miracle in Cell No.7” filminden daha geniş bir kitlesi olan filmden sonra, yapımcılar “7. Koğuştaki Mucize” filminin Türkiye’deki büyük gişe başarısından hareketle bu filmin de yerli uyarlamasının Türkiye pazarında büyük başarı kazanacağına ikna olmuş anlaşılan.

Kim Bu Aile? 

İKİ FİLMİN FARKLARI

“Extreme Job”’un yerli uyarlaması olan “Kim Bu Aile? ” filminde ise komiser Adem Haberdar, çete liderine düzenlediği operasyonda başarısız olunca yardımcısıyla birlikte açığa alınır ve çeteyi takip etmek için yardımcısıyla birlikte bir tavuk restoranı devralır. Adem Haberdar’ın yeni ekibi polislerden değil sicilini temizlemeye çalışan eski suçlulardan oluşacaktır.

Kim Bu Aile? 

Kore filmi “Extreme Job”, “Kim Bu Aile? ” filmine dönüşürken senaryoda önemli değişiklikler, daha doğru bir ifadeyle önemli budamalar yapılmış. Orijinale göre senaryonun oldukça zayıf kaldığını söyleyebiliriz. Orijinal senaryodaki olay zenginliği yerli örneğinde yok. Bu da filmin ritmini düşüren en önemli yanı. Filmin yarısından sonra tempo düşüyor. Sonuna doğru tekrar yükselse de bittiğinde tatmin etmeyen bir hikâye bırakıyor geride. Kore versiyonunda yan olaylar, polis teşkilatındaki zengin karakterler yerli versiyonda karşımıza çıkmıyor. Hem polis teşkilatı hem de suç çeteleri Kore versiyonunda oldukça çalışılmış ve tipleme olmaktan öteye geçip özgün karakterlere dönüşmüşler. Bu da filmin ruhuna önemli bir katkı yapmış. “Kim Bu Aile? “’deki olay örgüsü ise film için zayıf kalmış. Orijinal filmde olan zengin içeriğin önemli bir kısmı yerli versiyona eklenmemiş. Yapılan yerelleştirme aşamasında farklı çevrelerden gelen insanların bir araya gelip bir aile oluşturması metaforuna yaslanan film, bu olguyu oldukça zorlama ve hızlı değişen bireylerin tepkileriyle verince inandırıcılık sorunları baş göstermiş.  Orijinal versiyonunun yanına yaklaşamayan bu yerli yapım kendi başına düşünüldüğünde genel izleyici kitlesi için hoşça vakit geçirten bir seyirlik olabilir ama orijinalini izlemiş biri için oldukça sıradan ve bütün ayrıntıların yok edildiği bir adaptasyon olarak görülecek.

Cengiz Bozkurt, Nurgül Yeşilçay – Kim Bu Aile? 

Yerli versiyonun oyuncuları orijinalindeki etkileyicilikten yoksunlar. Cengiz Bozkurt komiser rolünde rolünün hakkını veriyor ve varlığının yarattığı mizah unsuru filmin en olumlu tarafı ancak tek başına performansı filmin bütünün kurtarmaya yetmiyor.

Extreme Job

Orijinal filmde yer alan çok etkileyici koreografik aksiyon sahnelerinin yanında bu filmdeki bir iki aksiyon sahnesi de beklenen etkiyi yapamıyor. Her ne kadar Kore’den aksiyon sahneleri için ayrı bir yönetmen getirilmiş olsa da filmde göz dolduran bir aksiyon sahnesi olmayınca Koreli aksiyon yönetmenine yapacak çok iş kalmamış anlaşılan. Orijinal filmde yer alan takip sahnesinde izlediğimiz arabaların çarpışma sahnesine karşılık yerli uyarlamasında çarpışan arabalar yerine sadece çarpışan arabaların seslerini duyarız. Bu sahnedeki yaklaşım farkı esasen iki filmin arasındaki farkın da özeti gibi. Birinde gördüğümüzü ötekisinde sadece hissetmeye çalışabiliriz.

Rıza Oylum

1984 İstanbul doğumlu. İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans, Trakya Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, Cumhuriyet Kitap, Film Arası, Kitapçı ve Edebiyathaber.net gibi farklı mecralarda sinema ve edebiyat merkezli metinler yayımladı. Uzakdoğu Sineması, Rus Sineması, Alman Sineması, Ortadoğu Sineması, Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri, Doksanlar, Dünya Yazarlarından Yazarlık Dersleri, İran Sineması ve Film Gibi Geçti-Ediz Hun kitaplarını yazdı. Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri, küratör ve yayın editörü görevlerinde bulundu. Türkiye’de ve yurtdışında ülke sinemaları üstüne konferanslar verip workshoplar yaptı. Halihazırda Üsküdar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, Gazete Duvar’da köşe yazarı ve Seyyah Kitap’ın genel yayın yönetmeni olan Oylum; Türkiye PEN Yazarlar Derneği, FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu) ve FEDERO (Avrupa ve Akdeniz Film Eleştirmenleri Federasyonu) Üyesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzakdoğu Sineması

Park Chan-Wook’un ‘Ayrılma Kararı’: Suçlunun Cazibesi

“Ayrılma Kararı”, hıza alışmış izleyici için süresi ve hikâyenin çok boyutlu yapısı kolay hazmedilmeyen bir derinlik sunmakla birlikte, sabırlı ve keşfetmeyi seven bir izleyici için oldukça keyifli bir sinema deneyimi vaat ediyor. Güney Kore sinemasının en meşhur yönetmenlerinden biri olan Park Chan-wook’un 2022 yapımı son filmi “Ayrılma Kararı”, 9 Aralık itibariyle MUBI platformunda gösterilmeye başladı. […]

Devamını Oku
Uzakdoğu Sineması

Japon İşgali, İç Savaş, Sıkıyönetim: Güney Kore’den Geçmişle Hesaplaşma Filmleri

Güney Kore sinemasının öne çıkan, gişe başarısı yakalayan ve uluslararası arenada ses getiren filmlerini incelediğimizde; toplumun tarih boyunca yaşadığı şiddet sarmalının ülkenin sinemasının karakteristik özelliği haline geldiğini söyleyebiliriz.  2000 sonrası çok sayıda ülke sineması adeta zaman ayarlı bir bomba gibi Hollywood tahakkümüne karşı bir bir patlamaya başladı. Latin Amerika ülke sinemaları, İran sineması, Güney Kore […]

Devamını Oku
Uzakdoğu Sineması

Güney Kore Sinemasında Kapitalizmin Tahribatı

Güney Kore’de kapitalizmin, despotik sanayileşmenin tahrip ettiği bireyin sinemada karşılık bulduğunu görüyoruz. Makineleşmeye varan çalışma koşulları, iletişimsizlik, modern şehir hayatının getirdiği yalnızlık, Güney Kore sinemasında sebep ve sonuçlarıyla karşımıza çıkıyor.  Daha önceki yazımda Güney Kore sinemasındaki geçmişle hesaplaşma filmlerini yazmıştım. Önemli politik dönüşümler yaşayan ülkenin, son yıllarda bu dönüşümlerle büyük bir hesaplaşmaya girdiğinden bahsetmiştim. Bu hafta […]

Devamını Oku