Rusya’nın Cafer Penahi’si Kirill Serebrennikov

Ev hapsi ve para cezasına çarptırılan Kirill Serebrennikov, aynı akıbete uğrayan İranlı yönetmen Cafer Penahi’yi hatırlatıyordu. Üstelik iki yönetmen de ev hapsi döneminde boş durmayıp üretmeye devam etti.

Eylül ayı itibariyle Rus yönetmen Kirill Serebrennikov’un “Öğrenci” (2018), “Yaz” (2018) ve “Petrov Grip Oldu” (2021) filmleri dijital platform MUBI’nin koleksiyonuna dahil oldu. Aykırı ve özgün bir Rus yönetmen keşfetmek isteyen sinemaseverler için Kirill Serebrennikov biçilmiş kaftan.

1959 doğumlu yönetmen, hem tiyatro hem televizyon hem de sinema projeleri içinde yer alan çok boyutlu bir isim. 1990’dan beri profesyonel tiyatro sahnesinde ve televizyonda, 1998’den beri de sinema filmlerinde yönetmen olarak çalışıyor. Kariyerinde çok sayıda tiyatro oyununun yanında 10’dan fazla klip, 2 belgesel, 4 televizyon şovu, 100’e yakın reklam filmi bulunuyor. 1998’de başladığı sinema kariyerinde de 6 uzun metrajlı film, 1 belgesel ve 4 dizi yer alıyor.

Serebrennikov, 2012’de Kültür Bakanlığı tarafından Gogol Merkez olarak bilinen Moskova Drama Tiyatrosu’nun yeni sanat yönetmeni olarak atandı. Bu köklü kurumun içeriğini yenileyip daha liberal, LGBTIQ+’ı reddetmeyen ve iktidar eleştirisini merkeze koyabilen oyunların sergilendiği bir tiyatroya çeviren yönetmen, bu yaklaşımıyla dikkatleri üstüne çekmeye başlamıştı. Yönetmen, bu merkezde Yedinci Stüdyo ismiyle kendi oyunculuk ve yönetmenlik yaklaşımına uygun bir tiyatro topluluğu da kurdu. Hakkında eleştirel haber ve yorumlar bu dönemde çıkmaya başladı. Aynı yıl çektiği “İhanet” isimli film Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü‘ne aday gösterildi.

‘ÖĞRENCİ’: YENİ YOBAZ GENÇLİK

2016 yapımı “Öğrenci” filmiyle büyük ses getiren yönetmen, son yılların Rus toplumu adına tartışmalı bir yapım ortaya koydu. Köktendinci fikirleri olan bir lise öğrencisinin çevresine müdahaleye varan davranışlarına odaklanan film, Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilmişti. Sürekli İncil’den alıntılar yaparak çevresini dönüştürmeye çalışan agresif öğrenci Veniamin’e karşı sadece biyoloji öğretmeni Venya direniş gösterir. Günümüz Rus toplumunun karamsar ve tutucu bir fotoğrafını çeken film, özellikle kırsal bölgelerde ve küçük şehirlerde Sovyet sonrasında dönüşen insan profilleri adına sarsıcı bir fikir veriyordu.

1980’LERDE SOVYETLERDE ROCK MÜZİK

2018 yapımı “Yaz” filminde ise 1980’lerde Sovyetler Birliği’nde rock kültürünün doğuşunu beyazperdeye taşıdı. Rus rock dünyasının en iyi şarkı sözü yazarlarından biri sayılan Mike Naumenko ve Rus rock grubu Kino’nun kurucusu Viktor Tsoi’nın yolun başlarındaykenki hayatlarını “Yaz” filminde gözler önüne serdi. Film Cannes’de ana yarışma bölümünde yarışmıştı.

Yaz (2018)

KIRILL SEREBRENNIKOV EV HAPSİNDE

Henüz “Yaz” filminin çekimleri sürerken Kirill Serebrennikov’un St. Petersburg’ta kaldığı otel odasını “ziyaret” eden devlet güvenlik görevlileri onu alıp Moskova’ya götürüp görünüşte akçeli işlerden sorguladılar. Gogol Merkezi için sunulan bakanlık desteğini kendi çıkarları için kullandığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılan yönetmen, iddiaya göre 68 milyon Ruble’yi hayali harcamalarla zimmetine geçirmişti. Sansasyonel mahkeme sürecinden sonra 18 aylık ev hapsi süreci başlayan yönetmen, mahkemede demir kafes içinde yargılanırken mahkeme dışında ise protestolar yükseliyordu. Devlet yetkilileri bu davanın sadece mali bir suçla ilgili olduğunu söyleseler de özellikle sinema çevrelerinde bunu bir gözdağı olduğuna yönelik iddialar açıktan dillendiriliyordu.

Ev hapsi ve para cezasına çarptırılan Kirill Serebrennikov, aynı akıbete uğrayan İranlı yönetmen Cafer Penahi’yi hatırlatıyordu. Üstelik iki yönetmen de ev hapsi döneminde boş durmayıp üretmeye devam etti. Serebrennikov, ev hapsi döneminde Zoom aracılığıyla iki oyun, dört opera yönetti ve çok sayıda yeni film senaryosu yazdı. Bu senaryolardan biri de 2021’de Cannes’de yönetmenin katılımı olmadan gösterilen “Petrov Grip Oldu” filmiydi.

‘PETROV GRİP OLDU’: SÜRREAL BİR KAOTİK RUSYA PANORAMASI

Yönetmen, ev hapsindeyken evin yakınına kurulan set vesilesiyle akşam gezmelerinde sete uğrayarak bitimini sağladığı “Petrov Grip Oldu”da Sovyet sonrası Rusya’da yaşayan bir çizgi roman sanatçısı ve ailesinin hayatına odaklanıyor. Farklı göndermelerle Sovyet döneminden günümüze kaotik bir atmosfer içinde Rus toplumunun yaşadığı dönüşümleri resmeden yönetmen, karamsar bir tablo çiziyor.

Petrov Grip Oldu (2021)

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI GÖLGESİNDE YENİ FİLM

Ev hapsi bitip de yurtdışı yasağı kalkan yönetmen Rusya’yı terk edip Almanya’ya gitti. Amsterdam’da da yeni bir oyunun hazırlıklarını sürdürüyorken henüz bitirdiği “Çaykovski’nin Eşi” isimli filmi Cannes Film Festivali’ne kabul edildi. Bu kabul, kuşkusuz hiç kolay olmayan, tartışmalı bir seçim sürecinden sonra alınmış olmalı. Zira Rus kültürünün somut ve değerli tarihi ürünlerinin bile yasaklanmaya başladığı zaman aralığında Rus bir yönetmenin Ukrayna Devlet Başkanı’nın açılışını yaptığı Cannes Film Festivali’ne kabul edilmesi kolay olmamıştır. Söyleşilerinden anladığımız kadarıyla Kirill Serebrennikov da Cannes’da neyle karşılaşacağına dair oldukça gergin günler geçirmiş. Filmin söyleşisinde Ukraynalı ve Gürcistanlı gazetecilerin adeta yönetmene fiziksel müdahaleye varan soru ve eylemleriyle ortamı olabildiğince gerdiği bir ortamda Kirill Serebrennikov ne Rusya’da yeterince vatansever ne de Rusya karşıtları için yeterince Batılı bir görüntü verememiş görünüyor. Onlara göre Rus bir yönetmen bu dönemde Avrupa’da hiç olmamalıydı.

LIMONOV FİLMİ GELİYOR 

Tarkovski’nin hayatını dizi yapmak gibi bir projesi rafta beklerken, yeni filmi “Limonov: The Ballad of Eddie”de, 2020’de hayatını kaybeden Sovyet muhalifi yazar, şair ve politikacı Eduard Limonov’un hayatının filme çekme hazırlıklarını sürdüren yönetmenin, Rusyalı olup Putin karşıtı duruşuyla Avrupa’da kendine Rusya’da olduğu kadar alan açıp açamayacağını önümüzdeki dönemde göreceğiz.

Rıza Oylum

1984 İstanbul doğumlu. İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans, Trakya Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimi aldı. Varlık, Virgül, Agora, Cumhuriyet Kitap, Film Arası, Kitapçı ve Edebiyathaber.net gibi farklı mecralarda sinema ve edebiyat merkezli metinler yayımladı. Uzakdoğu Sineması, Rus Sineması, Alman Sineması, Ortadoğu Sineması, Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri, Doksanlar, Dünya Yazarlarından Yazarlık Dersleri, İran Sineması ve Film Gibi Geçti-Ediz Hun kitaplarını yazdı. Ulusal ve uluslararası festivallerde jüri, küratör ve yayın editörü görevlerinde bulundu. Türkiye’de ve yurtdışında ülke sinemaları üstüne konferanslar verip workshoplar yaptı. Halihazırda Üsküdar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, Gazete Duvar’da köşe yazarı ve Seyyah Kitap’ın genel yayın yönetmeni olan Oylum; Türkiye PEN Yazarlar Derneği, FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu) ve FEDERO (Avrupa ve Akdeniz Film Eleştirmenleri Federasyonu) Üyesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rus Sineması

‘Yumrukları Gevşetmek’: Kafkaslarda Kadın Olmak 

Kira Kovalenko’nun “Yumrukları Gevşetmek” filmi dijital sinema platformu Mubi’nin arşivine eklendi. 2021’de Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü En İyi Film Ödülü’nü alan film, Rusya’yı da Oscar yarışında temsil etti.  Yönetmen Kira Kovalenko, Çerkes kökenli yönetmen Aleksandr Sokurov’un 2010 sonrasında Rusya’ya bağlı Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ndeki üniversitede açtığı yönetmenlik kursuyla sinemaya başlayan yönetmenlerden biri. Bu eğitimle […]

Devamını Oku
Yönetmenler

Christian Petzold Sineması: ‘Kişisel Olan Politiktir’ 

Christian Petzold’un filmlerinin izini sürenler modern Almanya’nın içinde politik ve kültürel bir yolculuğa çıkabilir. Özellikle Berlin’in mimarisi, sokakları, kırsalı, ormanları Christian Petzold’un sinemasında bizi bekleyen hikâyeye odaklı bir görselliğin kilometre taşlarını oluşturuyorlar. Umarım biz de ülkenin tarihi dönüşümünü ve insan hikâyelerini estetize bir filmografiye dönüştüren yerli bir yönetmen yetiştirebiliriz.  Kasım ayından başlayarak MUBI Türkiye, kataloğuna […]

Devamını Oku
Yönetmenler

Sinemanın Sosyoloğu: Yavuz Turgul

Yavuz Turgul’un hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenlik yaptığı filmler bütünlüklü olarak incelendiğinde, ülkenin toplumsal dinamiklerinin temel dayanağı olan köyden kente göçün yarattığı travmatik hali ve bu travmanın İstanbul’a etkilerini görebiliriz. Filmlerin oluşturduğu bu görsel sosyoloji dersi, kişisel hikâyelerle fazlaca hemhal olan yeni yönetmenler için de yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl […]

Devamını Oku