Rusya’nın Oscar’da Kontenjan Adayı Mikhalkov

2015 Oscar yarışında Rusya, Nikita Mikhalkov’un Güneş Çarpması filmini Oscar adayı olarak belirledi. Nobel ödüllü Rus yazar İvan Bunin’in aynı isimli öyküsünden uyarlanan film, 21 milyar dolara mal olan 1920’li yıllarda Kırım’da savaş ortamının fonunda geçen bir aşk öyküsünü konu alıyor. Ruslar Oscar yarışına savaş filmleriyle katılmayı seviyorlar.2 yıl önce de Födor Bondarçuk’un Stalingrad filmi […]

• • •

Oscar Yolunda Alman Sineması

Almanya, 2015 yılı Oscar yarışına Giulio Ricciarrelli’nin yönettiği Yalan Labirenti’yle katılacak. Film, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı’nda işlediği suçları örtbas etmeye çalışan devlet kurumlarını gözler önüne seriyor. Filmin kahramanı Johann Radmann, 1950’li yılların Frankfurt’unda yaşayan hırslı, idealist, genç bir savcıdır. Toplama kampından kurtulan Simon Kirsch’in davasını incelemeye almasıyla yaşananları anlatan film, Alman sinemasında özellikle 2000 sonrasında […]

• • •

Sınırlı Coğrafyada Sınırsız Sinema

“Kimse yerinden kımıldayamazken bu sınırlar neden var?” Bu replik Nikos Panayotopoulos’un 2008 Yunanistan yapımı Atina-İstanbul filminde geçer.  Memleketin batısında bu feryat yükseliyorken kapalı olan doğu sınırında geçen Derya Durmaz’ın yönettiği Ermenistan-Türkiye sınırını bir çocuğun gözünden anlatan Ziazan adlı kısa filmi içinse yönetmen, “Sınırların olmadığı bir dünyaya inananlar için” der. Sınırların en fazla olduğu coğrafyalardan biridir […]

• • •

Leviathan: Ruhunu Yitirmişlerin Öyküsü

Zvyagintsev Sineması: Dönüş, Sürgün ve Elena Sovyet sonrası dönemde film çekmeye başlayan en yaratıcı isim kuşkusuz Andrei Zvyagintsev.1964’de Sibirya bölgesinde doğan yönetmen, oyunculuk eğitimi aldı. Sovyetlerin son döneminde ise Moskova’da Rusya Sahne Sanatları Akademisi’nde sinema eğitimi gördü. 1992 başladığı oyunculuk kariyerinde birçok filmde ve tiyatro oyununda rol aldı. 2000 yılına gelindiğinde özel bir televizyon kanalı […]

• • •

Kılıç, Yumruk ve Aksiyon: Hong Kong’da Sinema

  Kolsuz kahramanlar, ölüm öpücüğü verenler, tek parmağıyla yeri göğü inletenler… Hong Kong’da sinema namına bunların hepsi ve daha fazlası var. Bir dönem bütün dünyaya film ihraç eden bu  paylaşılamayan toprak parçasından beyaz perdeye neler yansıtılıyor? İlk Dönem: Çinli Yönetmenler Hong Kong’u Mesken Tutuyor Sinema sanatı belki de güncel politikaya en bağlı sanatların başında geliyor. […]

• • •

Barbara: Girmek mi Zor Kalmak mı

Christian Petzold, Berlin Film Festivali’nde Barbara’yla En iyi Yönetmen ve Gümüş Ayı Ödülü’nü kazanmıştı. İstanbul Film Festivali’nde hınca hınç dolu bir salonda gösterilen film, yaz aylarında vizyonda da şansını denemeye başladı. Doğu Almanya’dan yurtdışına çıkmak isten bir doktorun taşraya sürgün edilmesiyle başlayan filmde; Barbara, her hareketi gözlenmesine rağmen Batı’ya kaçma isteğinde ısrar eden bir doktordur. Sürüldüğü […]

• • •

Suriye’de Sinema Hareketleri

Suriye artık kurmaca filmlerle değil gerçek katliam videolarıyla takip ediliyor. Sinema sanatı Suriye coğrafyası için artık lüks bir sanat dalı. Şimdilik zorunlu bir kış uykusuna yatsa da Suriye’nin bir sinema dinamiği var. 1931 yılında Ismaïl Anzur’un çektiği  Under the Skies of Damascus bilinen ilk Suriye filmlerinden biri.  1960’lara kadar dişe dokunur bir Suriye sinemasından söz […]

• • •

Nikita Mikhalkov’un Güneş Yanığı 2

Sovyet sonrası Rus sinemasının ilk döneminde uluslararası başarılar oldukça azdır. 1991 yapımı Urga Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü’nü kazanmıştı. 1994 yapımı Güneş Yanığı da En İyi Yabancı Film dalında Oscar almıştı. Çökmüş bir sinema endüstrisinin ilk kıpırdanışlarının göstergesi olan bu başarıların arkasındaki isim ise Sovyet sineması döneminde yetişen yönetmenlerden Nikita Mikhalkov’du. 1945 yılında Moskova’da doğan yönetmen, ünlü Rus şair Sergey […]

• • •

Pieta veyahut Freud Kore’de

Güney Kore’nin özgün yönetmeni Kim Ki Duk’un 2012 yapımı son filmi Pieta (Acı), içerdiği şiddet sahneleriyle katıldığı festivallerde en çok konuşulan filmlerinden biri olmuştu. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü’nü alan film, Filmekimi festivalinde de gösterilmiş, sinemalarda da gösterim şansı bulmuştu. Daha önce; Zaman, Yay, İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar gibi şiirsel görüntüleri olan çok katmanlı filmlerle insani yanlarımızı bize hatırlatmaya çalışan Kim Ki Duk, […]

• • •

Yeni Dönemde İran Sineması

İran’da Ilımlı Muhafazakâr Hasan Ruhani yeni Cumhurbaşkanı oldu. 64 yaşındaki din adamı için Eski Cumhurbaşkanı Hatemi, açıkça desteğini açıklamıştı. Bu yeni dönemde İran’ın siyasi ve kültürel atmosferinin reformist bir havaya bürünüp bürünmeyeceği ise büyük merak konusu. Zira İran’ın sanat ortamı Cumhurbaşkanlarının yaklaşımlarına göre şekilleniyor. İki dönemlikAhmedinejat döneminde İran’ın kültürel atmosferinin oldukça sıkıntılı günler geçirdiğini söyleyebiliriz. Özellikle İranlı sinemacılar için […]

• • •

İran’dan İnsan Hikayeleri: Saygın Bir Aile

Saygın Bir Aile dağılmış bir ailenin bireyleri arasındaki ilişkiye odaklanan bir yapım. Batıya göç etmiş Arash’ın 22 yıl sonra akademisyen olarak davet edildiği ülkesinde yaşadığı aile içi sorunlar üzerinden günümüz İran toplumuna ayna tutuyor. Saygın Bir Aile’de kardeşler arası hesaplaşmalar ve geçmiş muhasebesi ön planda tutulmuş. Yönetmen İran’ın yaşadığı büyük dönüşümlerin insanlar üzerindeki etkilerine odaklanmış. 1979′daki […]

• • •

Kuvvetin Medya Hali: Die Vierte Macht

  Alman yönetmen Dennis Gansel, son filmi Die Vierte Macht-Dördüncü Kuvvet, Film ekiminden sonra gösterim şansı bulan şanslı filmler arasına girdi.

• • •

Filistin’den Sevgilerle

 Michel Khleifi, Elia Suleyman ve Hany Abu-Assad’ın çalışmaları Filistin’in için adeta bir görsel hazine görevi görüyor. Hany Abu-Assad bu hazineye Ömer (Omar) filmiyle bu yıl yeni bir eser daha eklemiş oldu. Filistin’in bu yılki Oscar adayı olup ilk beş film arasına kalan Ömer, 2013 Cannes’da Jüri Ödülü almıştı. Filmekimi Festivali kapsamında ülkemizde de gösterildi. Film, İsrail sınırları içinde yaşayan […]

• • •